Artikülasyon veya diğer adıyla sesletim, havanın ses tellerinden geçip dil, çene, diş, dil ve damakta biçimlenerek ses, hece ve kelime olarak bir araya getirilmesidir. Artikülasyon bozukluğu ise kişinin konuşma seslerini yanlış veya eksik üretmesi sonucu görülen bir konuşma bozukluğudur. Yanlış öğrenmeye dayalı olabileceği gibi, yapısal olarak damak yarığı gibi oral rahatsızlıklar, psikolojik veya nörolojik rahatsızlıklar sonucu da ortaya çıkabilmektedir. Bunlarla beraber, artikülasyon bozuklukları genellikle bir uzman desteğiyle giderilebilen rahatsızlık grubundandır.

Hava, boğaz ve ses tellerinden çıktıktan sonra ses tonunu oluşturur. Sonra, dil, damak, diş, dudak gibi yapısal organlar marifetiyle harf, hece veya kelimeler türemeye başlar. İşte bu aşamada sayılan organlar yanlış pozisyona gelir veya hiç rol oynamazsa kimi sözcüklerde farklılık olur. Örneği kişi “arkadaş” diyecekken “aykadaş”, “tarak” diyecekken “talak”, “kamera” diyecekken “tamera” olarak telaffuz eder. Bu durum ciddi iletişim problemlerine yol açabileceği gibi, kimi zaman toplum içerisinde dışlanmalara varabilecek kadar sosyal problemlere de yol açabilmektedir. Hal böyle olunca artikülasyon bozukluklarının küçük yaşlardan itibaren bir uzman gözetiminde değerlendirilmesi şarttır.

Farklı bir bozukluk olarak sesbilgisel / fonolojik bozukluk kimi zaman artikülasyon bozukluklarıyla karıştırılabilmektedir. Bu bozukluk türü daha çok çocuklarda görülen ses ve harflerin uygun olmayan yerlerde kullanılmasıyla ortaya çıkan, zamanla düzelebilen bir bozukluktur. Bu bozukluk türü genellikle küçük çocuklarda görülmekle birlikte, konuşmada kullanılan seslerin yer değiştirmesi veya düşürülmesi, söz öbeklerinin yer değiştirmesi ya da hatalı kullanımı şeklinde olur. Örneğin “kamyon” demek yerine “kaymon”,  “kitap” demek yerine “kipat” demek gibi. Sesbilgisel bozukluğu olanların artikülasyon bozukluğu olanlardan en önemli farkı, artikülasyon bozukluğunda yanlış üretilen sesler ses dağarcığında yer almazken, sesbilgisel bozuklukta sesler ses dağarcığında bulunup birbiri yerine kullanılır.

Çocuklarda artikülasyon bozuklukları, bu rahatsızlığı çekenlerin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Çocuklarda gelişim ve buna bağlı ses değişimleri de hızlı yaşanabilmektedir. Bu yüzden çocuğun gelişim süreci dikkatle izlenmeli ve dışsal değişimlere bağlı olarak doğan artikülasyon bozuklukları dikkate alınmamalıdır. Örneğin, diş çıkması gibi. Bununla beraber yaşıtlarının gelişim evreleri de dikkate alınarak, varsa artikülasyon bozuklukları vakit kaybetmeksizin bir uzman desteğine başvurulmalıdır.