Konuşma bozukluklarını çocukluktan yaşlılığa herkes tecrübe edebilir. Çocukluk döneminde öncelikli ve en sık görülen bozuklukların başında gecikmiş dil ve konuşma gelişimi gelmektedir. Gecikmiş dil ve konuşma, herhangi bir ek bozukluğu olan çocuklarda bu bozukluklara bağlı gelişebildiği gibi (örn. gelişim geriliği, otizm, serepral palsi, down sendromu, işitme engeli vb.), herhangi bir ek bozukluğu olmayan normal gelişim gösteren çocuklarda da sıklıkla görülmektedir. Çocuklarda sıklıkla terapi yapılan diğer bozukluklar artikülasyon bozukluğu ve fonolojik bozukluklardır. Yine bunlara ek olarak kekemelik de gelişim çağında (çoğunlukla 2-5 yaş arasında) ortaya çıkmaktadır. Son olarak ses bozuklukları da yine çocuklarda sesin yanlış kullanımına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Ergenlik döneminde artikülasyon bozuklukları, ses bozuklukları ve kekemelik problemleri yaşanmaktadır. Yetişkinlik döneminde ise hala artikülasyon problemleri görülebildiği gibi, yine kekemelik, ses bozuklukları ve ek olarak daha çok ileri yaşlarda daha çok yaşanabilen beyin hasarlarına bağlı olarak edinilmiş dil bozuklukları (afazi, apraksi ve dizartri gibi), yutma bozuklukları görülebilmektedir. Bunların haricinde kaza ve travma sonrasında beyinde yaşanabilecek hasarlar her yaş grubunda benzer şekilde dil ve konuşma bozukluklarına sebep olabilmektedir.

Yukarıda bahsedilen tüm bozukluklarda doğru tanı, erken ve doğru müdahale bozuklukların tedavi ve terapisinde en önemli faktörlerdir. Terapi/tedavi sürecinde birey, terapist, aile ve bireyle ilgilenen çevresindeki diğer akraba, bakıcı, öğretmenlerle birlikte varsa doktorlar bir ekip olarak çalışırlar. Ortak hedef bireyin en kısa sürede yaşadığı sıkıntıların azaltılması ve sorununa çözüm bulabilmesidir. Dil ve konuşma bozukluklarında bazı bozukluklar tamamen ortadan kalkabildiği ve geri dönüşler olmadı halde, bazı bozukluklarda ise birey bir daha eski haline dönememekte ya da tamamen normal bir bireyin dil, konuşma ve iletişim becerilerine sahip olabilememektedir. Her durumda yapılması gereken bireyin en erken süreden itibaren desteklenmesi ve terapilerden en fazla kazancın sağlanmasıdır.

Leave a Comment