konuşma-bozuklukları-ankara

GECİKMİŞ KONUŞMA DENINCE NE ANLAMAYIZ?

Gecikmiş konuşma, çocukların konuşmayı edinim aşamalarında akranlarından geri kalmaları sonucunda ortaya çıkmaktadır. Çocuk eğer yaşıtları gibi söylenenleri anlama, istediklerini ifade etme ve anlatım becerilerine sahipse değilse bu gecikmiş konuşmadır. Çocukların bebeklik döneminde geçirmeleri gereken konuşma gelişim aşamalarından herhangi birisinde takılıp kalması ya da sonradan daha önceki aşamalardan birine geri dönmesi ile bu süreç başlamış olur. Gecikmiş konuşmaya sahip çocuklar birbirlerinden çok farklı aşamalarda olabilir ve bu nedenle de birbirlerinden çok farklı özellikler sergileyebilirler. Bunların arasında sınırlı konuşanlar, kelime dağarcığı akranlarına göre az olanlar, sözel dilden çok jest ve mimik kullananlar, kendini ifade edebilmek için işaretlerden yararlananlar, anlaşılmaz bazı sesler çıkararak iletişim kurmaya çalışanlar ya da anlaşılmadıkları için konuşmayı hiç tercih etmeyenler de yer almaktadır.

 

Gecikmiş konuşma ek bir probleme bağlı olarak (down sendromu, işitme engeli, yaygın gelişimsel bozukluk, gelişimsel gerilikler vb.) görülebildiği gibi, ek bir problemle birlikte olmaksızın sadece salt konuşma gecikmesi olarak da görülebilmektedir. Gecikmiş konuşması olan çocuklarda bu sorun her zaman belli bir sebeple (nörolojik, bilişsel vb. )  ilişkilendirilemeyebilir. Ek bir tanının eşlik etmediği durumlarda sıklıkla yapılan tarama ve testlerde bir sonuç elde edilememektedir. Uyaran eksiklikleri, genetik faktörler, fiziksel gelişimdeki farklılıklar ve aile tutumlarının bu sürece etkileri olabilmektedir.

 

Gecikmiş konuşması olan çocuklar konuşamadıklarını/anlaşılmadıklarını fark ettiklerinde ya da jest ve mimikleri kullanarak konuşmadan ihtiyaçlarını karşılayabildiklerinde konuşmamayı tercih edebilmektedirler.

 

Gecikmiş konuşma bozukluklarında diğer bozukluklarda olduğu gibi erken tanı ve müdahale çok önemli olmaktadır. Fiziksel, bilişsel ve motor gelişim olarak kritik zamanları kaçırmadan çocukların bu süreçte desteklenmesi ve bu problemin en erken dönemde çözülmesi hedeflenmelidir. Uzman dil ve konuşma terapistinin tanı ve terapi sürecinde aile ve çocuk ile uyum içinde çalışması ve terapi programının çocuğun gelişimine göre sürekli olarak yenilenerek devam etmesi gerekmektedir.

 

Çocuğun konuşma becerileri geliştikçe konuşmaya duyduğu ilgi de artacak ve çocuk gittikçe konuşmayı daha fazla kullanarak bu alanda uzmanlaşmaya başlayacaktır. Ailenin bu süreçte dil ve konuşma terapistlerinden aldıkları rehberlik ve tavsiyelere uyarak çocuklarının dil ve konuşma gelişimi için uygun çevre düzenlemesini yapması ve çocuğu sürekli olarak desteklemesi gerekmektedir.

Leave a Comment